Ergen-Ebeveyn İletişim Engelleri – 2

Ergenlik dönemindeki bir çocuk artık sadece bizim küçük çocuğumuz olmaktan çıkmış ve neredeyse bir yetişkin olma yoluna girmiştir. Bu dönemde çocuklarımızla olan ilişkilerimize ve özellikle iletişim biçimlerimize çok dikkat etmek zorundayız. Onlarla sağlıklı iletişim kurmak istiyorsak, çocuklarımızla işbirliği yapma becerimizi geliştirmemiz gerekecek. Ancak işbirliği yaparsak bir çok sorunu uzlaşarak çözümleme şansımız olur.

Oysa genellikle ergenlik döneminde yaşanan çatışmalar çatışma olarak kalırlar ve sonuca ulaşmazlar. İşte bu sonuçsuzluk da çocuklarımızla aramızda aşılmaz engeller oluşturur. Bunlar iletişim engelleridir. Pek çoğumuzun çocuklarıyla yaşadıkları iletişim engelleri olarak;

• Sürekli eleştirmek, yargılamak
• Tek kural koyucu taraf olmak,
• Sürekli soru sormak
• Çocuğu dinleme sabrını gösterememek
• Her davranışın altında bir anlam aramak
• Küçümseyici davranmak ve hafife almak
• Alay etmek gibi davranışlarımızı örnek verebiliriz. Maalesef çocuklarımıza karşı sergilediğimiz davranışlar bunlar.

Ergenlik Döneminde Cinsiyet Farkı
Bu dönem fırtınalı, karmaşık bir dönemdir ve her iki cinsiyette de hemen hemen aynı çelişkiler yaşanır. Bedensel gelişimleri dışında kız çocuklar ile erkek çocuklar aynı süreçlerden geçerler ve belirgin farklılıklar gözlenmez. Her iki cinsiyet de kendi fiziksel görünüşlerine çok önem verirler, karşı cinsin ilgisini çekmekten ve çevrelerinde de ilgi odağı olmaktan hoşlanırlar. Bu dönemde ben kimim ve kime benzemeliyim sorulara yanıt aranır. Dolayısıyla çocukların önlerinde model alabilecekleri aile bireyleri olmalıdır. Kız çocukları için anne, erkek çocukları için de baba bu rol için en uygun adaylardır. Aynı şekilde kız çocukları babalarına ve erkek çocukları da annelerine müthiş bir hayranlık duyarlar.
Ergenlik döneminde cinsiyete göre farklılıklar çok dikkat çekici özellikler göstermez ancak dönemin süresi ve bedensel ya da ruhsal gelişimin evreleri açısından farklılıklar vardır. Bir de kız çocuklar bu dönemi genellikle daha rahat ve erken atlatabilirler. Diğer bir deyişle kız çocukları yetişkin bir birey olma sorumluluğuna ve bilincine daha hızlı ulaşır.

Ergenlik Döneminde Anne babalara Öneriler
Ergenlik döneminde en önemli şey sağlıklı iletişimdir ve kesin olan kuralsa, olumlu olan her davranışı pekiştirmek ve desteklemek; olumsuz olan davranışların üstünde durmamak, görmezden gelmek.
Çocuklarımız bizim onlara verdiklerimizin ve öğrettiklerimizin yansımasıdır. Bize ayna tutarlar. Aynadaki görüntüden hoşlanmıyorsak önce kendimiz değişeceğiz. Çocuklarımızla sağlıklı ilişkiler kurmuş ve doğru davranış modelleri oluşturabilmişsek çocuğumuzdan yansıyan da uyumlu, dengeli bir birey görüntüsü olacaktır. Onu sürekli eleştirmiş, yaptığı hiçbir şeyi beğenmemiş ve ona güven duymamışsak, sürekli isyan eden ve her söylediğimize karşı çıkan bir çocuk göreceğiz. Öyleyse yaptıklarımıza ve konuştuklarımıza dikkat edeceğiz. Önce biz tutarlı ebeveynler olmayı öğreneceğiz, sonra çocuğumuzdan doğru davranışlar bekleyeceğiz.
Sağlıklı iletişimdeki en önemli yol ‘ben dili’ni kullanmayı becerebilmektir. Ben dili demek, konuşmalarımızda sürekli sen, sen, sen kelimesiyle başlayan cümleler kurmadan konuşabilmek demektir. Sen diye başlayan her cümle yargılayıcı ve hedef göstericidir. Ama ben diye başlayan her cümle, duygu ifade eder ve işbirliği talep edicidir.
Son olarak çocuklarımızı,
• Koşulsuz kabul ederek,
• İlgi alanlarına ve yeteneklerine destek olarak,
• Sorun çözümünde birlikte hareket ederek ve uzlaşmacı davranarak,
• Duygu ve düşüncelerine saygı göstererek,
• Her koşulda dinleyerek,
• Güven ve sevgi vererek,
• Onun bizden ayrı ve bağımsız bir birey olduğunun bilincinde olarak kabul edeceğiz ve seveceğiz.
Ayrıca gencin yaşadığı öfke patlamaları sırasında sakin ve soğukkanlı olmayı başarabilmeli ve ani tepkiler vermemeliyiz.
Dün koyduğumuz kuralı bu gün bozarak dengesiz ve tutarsız davranmamalıyız.
Aile olduğumuzun bilinciyle çocuğumuzun da fikrini almalı ve düşüncelerine saygı göstermeliyiz.
Her zaman doğru davranamayabiliriz. Yanlışlarımız olduğunda anne baba olarak özür dilemesini de bilmeliyiz.
Çocuklarımızın istekleri ve hayalleri vardır. Biz öyle istiyoruz diye istediği her şeye karşı çıkmamalı ve gerekli hallerde desteklemeliyiz.
Mutlaka bir uğraşı olması konusunda çaba göstermeli ve onu ilgisi olan bir konuda yönlendirmeliyiz.
Anne baba olmak katı, yargılayıcı, otorite ve disiplin uygulayıcı, kısıtlayıcı, denetleyici, yasak koyucu, engelleyici, baskıcı, eleştirici, her şeye karışan, dinlemeyen çok konuşan sürekli öğüt veren, tehdit ve baskıyla istediklerini yaptıran insanlar olmak demek değildir. Ancak maalesef çocuklarımızın gözünden bakıldığında aynen böyleyiz. Yapılan anketlere çocukların verdiği yanıtlardan oluşan değerlendirmeler bu şekilde. Sevimsiz gibi dursa da özellikle ergenlik dönemindeki bakış açılarıyla çocuklarımız bizi aynen böyle görüyorlar. Yine yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, ergenlik döneminde tutarlı ve sağlıklı davranış biçimleri belirleyen ailelerin çocukları bu dönemi atlattıklarında ebeveynlerinin mili, dini ve siyasi görüşlerini benimseyerek aile yapılarına uygun bir kişilik ediniyorlar.
Ergenlik bir dönemdir ve ilgili, saygılı, sevgi dolu bir tutumla sağlıklı atlatılması mümkündür. Burada değişmesi gerekenler bizleriz. Çocuklarımız değil. Onlar sadece gelişimlerinin doğal süreçlerini yaşamaktalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir